• Bebeğinizle konuşun! Bebeğiniz sesinizdeki tonlamaların, tonlamadaki iniş ve çıkışlarınızın, sesinizdeki ritmin çekimine kapılır…
  • MIŞ GİBİ YAPIN… Bebeğiniz sanki size bir şey anlatıyormuş gibi davranın; mırıldanmalarına cevap verin… Sözcüklerinizle, ses tonunuz ve mimiğinizle iletişime geçerek onunla diyalog oluşturun.
  • Ona fiziksel uyaran imkânı sağlayın. Bu illa pahalı oyuncaklarla ya da çok çeşitli oyuncaklarla olabilecek bir şey değildir. Maddi imkânlarınızın sizi engellemesine müsaade etmeyin! Bir pet şişe içine mercimek-nohut… Vs. koyarak ona sallayabileceği, salladığında da ses çıkarabileceği ve bunu keşfederek dünyasını biraz daha zenginleştirebileceği bir uyaran/oyuncak bile yapabilirsiniz.

     Bebeğinizin beyni; rahimde erken öncül hücrelerin ve nöronların gelişimiyle şekillenmeye başlar. Gebelikte 3 trimester denilen dönemdeki değişim ve gelişimler (yani İlk 3 ay- sonraki 3 ay- son 3 ay) bebeğinizin fiziksel ve bilişsel gelişimi için oldukça önemlidir. Nöronlar hareket ettikçe, yoğun dendrit (yani bir nörondan diğer nörona iletimi sağlayan yapı)  ve akson (bilgiyi başka sinir hücrelerine ileten sinir lifi)        büyümesini tetikler. Bebekteki bu beyin gelişiminin erken düzeyleri genetik yapılandırma kaynaklıdır.

    Doğumda bir bebek, bir yetişkine göre kat kat daha fazla nörona sahiptir (100 milyon!). Bebeğin ailesiyle etkileşimi, sosyal ve fiziksel çevreden aldığı uyaranlar ve bu uyaranları deneyimlemesi;  bu nöronların ve nöronlar arasındaki bağların budanmasına ve yontulmasına yardımcı olur. Doğum anında 100 milyon olan nöronların yaklaşık %50’si nihai olarak aktifleşmediği ve kullanılmadığı için ölür.

   Beyindeki gri maddeler merkezi sinir sisteminin ana yapısını oluşturur ve beyindeki kas kontrolü, görsel ve duyusal algı, hafıza, duygu, konuşma, karar verme ve benlik kontrolü ile ilgili bölümleri içerir. Bu gri maddeler; çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca gelişmeye devam eder ve sonrasında sayıca azalmaya başlar!

   Birçok bilimsel araştırma; fiziksel, duygusal ve sosyal anlamda uyaranların çok olduğu çevrenin, özellikle bebeğin beyin gelişiminin bu evrelerinde, bebeği ve beyin gelişimini olumlu yönde etkilediğini bulgulamıştır. Dahası bu dönem; ileriki yaşlarda öğrenme, bellek, araştırmaya meyillilik, öz güven gelişimi, yenilikler karşısında kaygı durumu… gibi faktörleri de uzun vadede etkiler. Bu dönemde sunulan SAĞLIKLI ÇEVRE belirli genetik yatkınlıkları bile beyin gelişimini uyaran desteğiyle yönlendirebilir.

”Çocuklar çok fazla şeye ihtiyaç duymazlar. Bir çocuğun sahip olabileceği en güzel oyuncak onunla yere eğilip oynayan anne-babadır (Bruce Perry).”

(Kaynak: Khalia, M. (2008). Brain development: anatomy, connectivity, adaptive plasticity, and toxicity. Metab Clin Exp 57(2), 2-5.

Eskişehir Web Tasarım