Küçük ya da büyük hepimiz doğru bildiğimiz yanlışlar yapabiliyoruz. Yaptığımız hatalar, deneyimlediklerimiz ve bu deneyimlerden edindiklerimiz hayat yolumuzun önemli bir kısmını oluşturuyor. Karşımıza çıkan irili ufaklı aksaklıklara karşın verdiğimiz reaksiyonlar da; bize duygularımızın, duygularımızla başa çıkmada kişisel yöntemlerimizin ve durumu algılama çerçevemizin sinyallerini veriyor.

Öfke, utanç, korku, kaygı, üzüntü, mutluluk… Bu duyguların her biri evrensel, bize ait, bizi biz kılan parçalarımız… Hayatın erken dönemlerinden itibaren bu duyguları deneyimlemeye ve bir şekilde dışa vurmaya başlıyoruz. Güzel yanı şu ki; hoşumuza gitmeyen, bizi zorlayabilen aksaklıklar karşısında bu duyguları nasıl anlamlandıracağımızı ve anlamlandırdığımız duygularla nasıl başa çıkacağımızı çocuklarımıza edindirebiliriz. Özellikle erken çocukluk dönemi bu dönemin doğası gereği workshoplar serisi niteliğinde.

Çocuklara bazı sorular sorarak durum değerlendirmesi yapmasını, gerçekte olan durumu duygularından ayırt etmesini sağlayabilmek ve hayat boyu benzeri durumlarda kullanabileceği güçlü bir şema edindirmek mümkün. Kaçınılmaz olan durumları durduramayabiliriz ama bu ‘nasıl dirençli ve esnek birer problem çözücü olabiliriz?’ konusunda çocuklara yardımcı olamayacağımız anlamına gelmiyor.

İşte 5 etken ve edilgen soru:

SORU 1: NE OLDU?

En temel gerçeklerden bir tanesi: Neye müdahale edebileceğimizi öğrenmeden, nasıl müdahale edebileceğimizi bilemeyiz. Bu bağlamda OLANIN NE OLDUĞU’nu ve olan durumla ilgili tüm gerçekleri öğrenmek en sağlıklı yardım yolunu da beraberinde getirecektir. Gerçekte olan durum ve bu duruma karşı hissettiğimiz duygular birbirinden ayrıdır ve bu ayrımı sırasıyla yapabilmek çocukların anlamsal becerilerini de hızlandırır. Örneğin: ‘Sınavda her şeyi mahvettim’… ‘mahvetmek’ bir gerçek değildir, olan gerçekliğe bir bakış açısıdır. ‘Mahvetmek’ derken ne demek istediğini ve tam olarak ne olduğunu sorun. Mahvetmek kavramına yüklemiş olabileceği anlamlar onu anlayabilmek ve ona yardım edebilmek için önemli. Çocuğunuzun ‘ne oldu’ sorusuna vereceği cevaplar kendilerinin de durumu sesli tekrar-düşünmesine ve değerlendirmesine sağlayacaktır.

SORU 2: NASIL HİSSEDİYORSUN?

Gerçekte olanlar çocuğunuzun kafasının dışında, masaya yatırılmış durumda. Sıra şimdi onun kalbinde neler olduğunu keşfetmekte… İyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, size uyar ya da uymaz… Duygularımız hayat deneyimimizin önemli bir parçası. Çocuğunuza duygularını şeffafça dile getirebileceği atmosferi yaratmalısınız. Hissettiği duyguları sadece hissettiğinden dolayı bir de suçluluk duyan bir çocuk, bu konuyu konuşmaya pek yanaşmayabilir. Yaşça küçük çocuklar hislerini adlandırmakta ve tarif etmekte zorlanabilir. Bu süreç onlar için de öğretici bir süreç olacaktır. Böyle bir durumda duygularını tarif etmelerine olanak sağlayın.

SORU 3: NE ÖĞRENDİN?

Olan gerçekliği ve bu gerçeklik karşısında hissettiği duyguları ortaya koyduk. Şimdi sıra bu deneyimden ne öğrendiğini keşfetmesine yardımcı olmakta… Bazen çocuğun yaşına ve hissedilen duyguların yoğunluğuna bağlı olarak çocuğunuz büyük resmi göremeyebilir… Bazen çocuğunuzun yeni bir bakış açısını edinmesi saatler, günler hatta belki haftalar alabilir. Bu gibi durumlarda benzer yaşanmışlıklarla ve hikayelendirmelerle çocuğunuza yol göstermeniz çocuğunuzun baş etme becerilerinin gelişmesine olanak sağlayacaktır. Çocukların her hatadan çıkarılabilecek bir ders olduğunu fark etmeleri, başka negatif durumlarla karşılaştıklarında da umut ışığını görmelerine olanak sağlayacaktır.

SORU 4: BİR DAHAKİNE NE YAPABİLİRSİN?

Bir daha benzer bir durum yaşarsa çocuğunuzun ne yapabileceğini birlikte tartma zamanı. Olayların hemen akabinde kontrollü davranmak ne çocuklar ne de yetişkinler için kolay olmayabilir. Bu yüzden, benzer bir durumda neler yapılabileceğini önceden sakince konuşmak ve karşılıklı fikirleri tartmak, olay vuku bulduğunda bir plan niteliği taşıyabilir. Örneğin ‘bir dahaki sefere kopya çekmek yerine, sınava düzenli çalışacağım…’, ‘ bir dahaki sefere öfkelendiğimde arkadaşıma vurmak yerine gelip seninle konuşacağım…‘

SORU 5: ‘PEKİ… ŞİMDİ NASIL HİSSEDİYORSUN?

Yaşanılanın ne olduğunu, hislerini, çıkartabileceği dersleri konuştunuz ve bir sonraki durum için potansiyel planınızı birlikte yaptınız. Çocuğunuza ‘yarın güneşin yeniden doğacağını’ hatırlatmak kalıyor geriye… Bu soruyu sorar sormaz %100 iyiyim cevabını bulabilirsiniz de, bulamayabilirsiniz de, bulduğunuz cevaplar da %100 gerçeği yansıtmıyor olabilir… Önemli olan duygu düzenlemesinin bir süreç olduğu ve zaman içerisinde bu alanda güçlenebileceği; yavaş ya da hızlı…

Bizler mükemmel olmayan ve haliyle zaman zaman mükemmel kararlar alamayan varlıklarız. Fakat koşulsuz sevgi ve kaliteli destek ile; çocuğunuzun bir dahaki sefere farkındalığını biraz daha arttırmış olmak mümkün…

Eskişehir Web Tasarım