‘’ÇOCUĞUM OTURDUĞU YERDE DURMUYOR, SINIFTA SÜREKLİ KALKIP DOLAŞIYORMUŞ, BİR ŞEYE UZUN SÜRE DİKKATİNİ VERMİYOR, HEMEN SIKILIYOR…’’

Size bu cümleleri kurdurtan sebepler çok ve çeşitli olabilir, bunlardan bir tanesi de çocuğunuzun benlik regülasyon becerisidir. Peki çoğu bilimsel araştırmaya da konu olan benlik regülasyonu nedir?

BENLİK REGÜLASYONU NEDİR?

Benlik regülasyonu çocuğun kendi davranışlarını kontrol etme becerisidir. Bu beceri uzun yıllar içerisinde gelişir ve sosyal, duygusal ve bilişsel olmak üzere farklı alanları vardır. Benlik regülasyonunu ‘’çocuğun hissettiği’’ ve ‘’çocuğun bildiği/yapabildiği’’nin birleşiminin davranışı ortaya çıkarması gibi düşünebiliriz.

ETKİLEYEBİLECEK FAKTÖRLER:

  • YAŞ : Benlik regülasyonu yaş ilerledikçe gelişir
  • BİYOLOJİ : Çocuğunuzun mizacı & stresli olaylara nasıl reaksiyon gösterdiği benlik regülasyon gelişimini etkiler.
  • İLİŞKİLER : Çocuğunuzla olan etkileşiminiz (örneğin onun mizacına uygun ebeveynlik anlayışı geliştirmek ve doğru zamanda ihtiyaçlarına cevap olabilmek) benlik regülasyonunu edinmesini etkiler.
  • BİLİŞSEL GELİŞİM : Çocuğunuzla olan iletişiminizde dili kullanma yoğunluğunuz ve kaliteli iletişim kurmanız (örneğin duygulardan bahsetmek, isimlendirmek, tanımlamak…) çocuğunuzun benlik regülasyon becerisi geliştirmesini önemli ölçüde destekleyecektir.

NEDEN ÖNEMLİ?

Araştırmalara göre benlik regülasyonundaki beceriler kısa vadede ve uzun vadede bir çok farklı alandaki yetkinliği ve beceriyi de olumlu etkiliyor. Odaklanabilmek, dürtüleri kontrol edebilmek, akademik ve sosyal başarı, sosyal ilişkilerdeki uyum… gibi.

Örneğin çocuğunuzun karnesinde zayıf geldi, ya da ailesinden birini kaybetti… Benlik regülasyonu bu gibi durumlarda devreye giren önemli mekanizmalardandır ve var olan stres ve üzüntülü durumun etkisini azaltmakta, dolayısıyla da ileriki yaşlarda psikolojik rahatsızlıkların ve aksaklıkların çıkmasını önlemekte rolü büyüktür.

Benlik regülasyonunda yeterli beceriyi kazanamayan çocuklarda görülenler; genellikle konsantrasyon bozukluğu (örneğin okuduğunuz masala dikkatini verememe ve çabuk sıkılma), günlük aktivitelere ilgisizlik ve bu aktiviteler yapıldığı zamanlarda üzgün olma hali, ya da hareket edemediğinde, istediğini istediği anda yapamadığında endişeli, üzgün ya da öfkeli hale gelme…gibi durumlardır. Bu durumlar da öğrenme; sosyal ilişkilerin yapılandırılması ve devamlılığının sağlanması, kendisinin ve karşısındaki kişilerin duygu ve davranışlarını anlamlandırması gibi yetkinliklerde aksaklıklar yaratabilir.

PEKİ BU SİNYALLERİ NASIL YAKALAYABİLİRSİNİZ?

Bu ve benzeri sinyalleri yakalayabilmenin en kolay yolu bebeğinizin/ çocuğunuzun dışa vurumuna yani davranışlarına bakmaktır. Bu durumda davranışlar iki geniş tipe ayrılabilir:

  • Dışsallaşmış davranış: öfke nöbetleri, akranlarıyla kavga etmesi, yetişkin kişinin yönergelerini dinlememesi ve takip etmemesi, vurması, kendini yere atması ve buna benzer geçirdiği davranışsal krizler
  • İçselleşmiş davranış: kolayca üzgün ve endişeli hale gelmesi, suskunlaşması, sosyal ortamdan kendini geri çekmesi, ailesine sırtını dönmesi ve onları dinlememeye başlaması gibi davranışlardır.

Genel olarak benlik regülasyonunda zorluk yaşayan çocuklar duygu ve davranışlarında denge kurmakta zorlanırlar.

HANGİ YAŞ GRUBUNDAN NE ZAMAN & NE BEKLEMELİ?

  • Bebeklik : Unutmamak gerekir ki bebeğiniz en az 6 aya kadar stresini düzenleme işlemini temel bakım veren kişiye bırakmıştır. Yani bu aylara kadar benlik regülasyonu yapabilecek becerisi organik olarak yoktur. Bu dönemde yapmanız gereken bebeğinizin size verdiği ipuçlarını ve sinyallerini doğru zamanda hızlı ve istikrarlı bir şekilde kullanmanız ve bebeğinize cevap olmanız olacaktır. Stres sinyalleri genellikle bebeğinizin yemek, uyku, rahatlık ve etkileşim ihtiyaçları üzerinedir. Bu olgunlaşma süreci yaklaşık 1 yıldır ve bu süre içinde bebeğiniz kendi kendine ihtiyaçlarını karşılamayı, buna meyl etmeyi öğrenecektir.
  • 2-3 yaş : Bu yaşlarda çocuklar kendi duygularını ve bu duyguların durumla arasındaki ilişkilerini anlamaya ve anlamlandırmaya çalışır. Bu biraz zorlu ve sabır gerektiren bir süreçtir, bu yaşın doğası gereği engellenme durumlarına karşı hırçın ve inatçı olabilirler. Çocuğunuzun benlik regülasyonu ve dil gelişimi ilerledikçe, kendini daha rahat ifade ettikçe, öfke nöbetleri ve duygusal krizler zaman içinde azalacak, yönetimi daha kolay hale gelecektir.
  • Okul öncesi : 3-5 yaş dolayları diye tanımlayabileceğimiz bu yaşlarda çocuklar artık kendi duyguları ve davranışları arasındaki etkileşimi ve bağlantıyı daha iyi kavramaya ve anlamlandırmaya başlarlar. Bu da demektir ki; temel bakım veren kimseler çocuğa bu dönemde ‘duygu ve davranış anlamlandırmasına’ belki de en büyük katkıyı sağlayacak kişilerdir. Bu dönem, benlik regülasyon stratejilerinin tanımlanması ve uygulanması (örneğin duyguları isimlendirmek ya da düşünme sandalyesine geçip belirli bir süre bekleme pratiği yapmak) açısından oldukça verimli ve kritik bir dönemdir. Bu dönemde ebeveynler ve okul öncesi çalışanları, çocuklar için onlara uygun kelimelerle nedenlerini açıkladıkları limitler koyarak ve beklenen davranışı açıklayarak destek sağlayabilirler. Bu dönemdeki çocuklar dürtüsel olarak bir önceki döneme göre daha kontrollüdür, harekete geçmeden önce düşünmeye başladıkları dönemdir. Dolayısıyla beceri kazandırmak için en verimli dönemlerdendir.

AİLELER NE YAPABİLİRLER?

Bütün çocuklar için:

  • Çocuklarınıza yapılandırılmış ve tahmin edilebilir bir süreç planlayabilir ve bunu onunla paylaşabilirsiniz (örneğin evden çıkmadan dışarda neler yapabileceğinizi, nerelere gideceğinizi ve ne alıp ne almayacağınızı açıklayabilir, dışarda da kendi planınıza uyarak çocuğunuzun da zaman içerisinde uymasını sağlayabilirsiniz).
  • Üzüldüğünüz, öfkelendiğiniz ya da heyecanlandığınız gibi durumlarda kendi cümlelerinizle ve hareketlerinizle benlik regülasyonu konusunda ona rol model olabilirsiniz.
  • Yardım alabilirsiniz. Eğer çocuğunuz kendi duygu ve davranışlarını yönetmekte bocalıyorsa, erken tespit ve müdahale desteği alabilirsiniz. Araştırmalara göre bu anlamda sağlanan destek hem ebeveyn hem çocuk için söz konusu becerilerin gelişiminde oldukça etkili.

Bebekler için:

  • Bebeğinizin ihtiyacına cevap verebilecek esneklikte ve hassasiyette olabilirsiniz (açlık ya da yorgunluk gibi, bebeğiniz ağladığında kucağınıza almak ve sakinleştirmek gibi)
  • Bebeğiniz bazen çevredeki uyaranlardan rahatsız olmuş olabilir, bu gibi zamanlarda ona ve kendinize mola verebilirsiniz (ses seviyesi gibi)

2-3 yaş & Okul Öncesi Çocuklar için:

  • Olumsuz cümlelerden ziyade aynı şeyi olumlu ifadeler kullanarak cümle kurmaya çalışabilirsiniz.
  • Neyin imkansız olduğunu söylemek yerine neyin imkanlı ve mümkün olduğunu söyleyebilirsiniz (‘koşma’ yerine ‘lütfen yürü’ gibi)
  • Duygularınızı isimlendirin; mutluyum kızgınım, utandım… ve neden bu şekilde hissettiğinizi açıklayın, bu çocuğunuza da örnek olacaktır.
  • Rutininiz dışında olan şeyler için onu bilgilendirin.
  • Yaratıcılığını geliştirebileceği ve oyun oynayabileceği kendi alanını yaratmasına müsaade edin.
  • Dahil olun. Uygunsuz davranışın ya da duygunun oluşabileceği durumları öngörebilirseniz, onu yönetmek ve yönlendirmek konusunda destekleyebilirsiniz.

(Kaynak: handbook of parentingcounts)

Eskişehir Web Tasarım