Cambridge Üniversitesi Aile Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan 5 yıllık bir araştırmada çocuklar 2 yaşından itibaren inceleniyor. 5 yılın sonunda; kardeşlerin birbirleriyle kavga etmelerinin ve birbirlerini üzmelerinin bir etkisi olarak;  çözüm yolu üreterek kendilerini ve duygularını daha iyi kontrol etmeyi ve karşı tarafın duygusal tepkilerine nasıl tepki verebileceklerini öğrendikleri bulgulanıyor…

 

2 ve daha fazla çocuğu olan her ebeveynin deneyimleyebileceği bir durum ‘’kardeş rekabeti ve kardeş kıskançlığı’’… Peki; oyuncak paylaşamama,  ‘onu daha çok seviyorsun, ona daha çok alıyorsun’ durumları ve tükenmek bilmeyen ev içi savaş halleriyle neredeyse her aile ortamında yaşanan ve bütün aile huzurunu kaçırabilen bu durumun doğası ve bu doğaya uygun davranışlar nedir?

 

Sosyalleşme; duyguları ve davranışları anlama ve ifade edebilme becerisini kullanarak pozitif ilişkiler kurma kapasitesidir. Çocuklarda sosyalleşme gelişimine baktığımızda; kardeş rekabetinin ve kardeş kıskançlığının gelişimsel bir mekanizma olarak devreye girdiğini görüyoruz. Bu mekanizmanın işleyişi doğum sırası, cinsiyet farklılıklarından dolayı aile tutumu değişikliği (özellikle kültüre göre değişebilen kız & erkek çocuk yetiştirme farklılıkları), kardeşler arasındaki yaş farkı gibi faktörlerden anlamlı ölçüde etkilenebiliyor. Dahası; bu mekanizmanın işleyişi esnasındaki sağlıklı olmayan müdahaleler; ileriki yaşlarda zihin ve beden sağlığını etkilediği gibi; karakter oluşum sürecini de değiştirebiliyor.

 

Birçok araştırmanın istikrarlı bir şekilde bulguladığı bir gerçek var ki o da; çocukların kardeş rekabeti ve kıskançlığını sağlıklı deneyimlenebilirse yetişkinlik dönemlerinde daha empatik, şefkatli, cömert ve problem çözme konusunda daha pratik ve başarılı olduklarıdır. Başka bir deyişle; kardeş kıskançlığı çocuklardaki zihinsel ve duygusal gelişimi önemli ölçüde ve pozitif etkilerken, sosyal becerileri de arttıran bir olgu.

 

Bu dönemi en sağlıksız kılan ebeveyn tutumlarından biri ‘favori çocuk’a yöneltmiş pozitif tutum ve davranış uygularken, ‘favori olmayan’ çocuğa yöneltilmiş negatif tutum ve davranışlardır. Favori olmayan çocuklar ileriki yaşlarda benlik değer algısında düşüklük, güven problemine bağlı sağlıklı ilişki kuramama ve depresyon gibi sonuçlarla karşılaşabiliyorlar. Yine bu dönemde kardeşler arası yaşanabilecek çekişmeler esnasında ana/babanın taraf tutması ‘taraf tutulmayan’ çocukta negatif etkiler yaratıyor ve bunlar kalıcı hale gelebiliyor.

 

Karşılaşılan her bir çatışmanın ve zorluğun; yeni bir öğrenme süreci için fırsat yarattığını unutmayın! Büyük çocuklar kardeşleri gelene kadar evde ‘tek çocuk’ olarak yaşayagelirken, kardeşleri ev ortamına geldiğinde zihinsel; dolayısıyla da duygusal ve davranışsal reaksiyonlar geliştirebilirler, bu çok doğal… Uygun müdahalede bulunmamak ya da müdahalede bulunmamak bu durumu pekiştirebileceği gibi, daha sonraki yıllarda sosyal uyum aksaklıkları da yaşatabilir. Bu geçiş aşamasını yumuşak ve ‘daha az’ hasarlı atlatabilmek mümkün.

 

  • Büyük çocuğunuzu önünüzdeki yıllarda yaşayacağı ‘büyük kardeş olma’ rolüne hazırlayabilirsiniz. Ev ve aile ortamınıza yeni gelen bebeğinizle ilgili aile durumlarınıza büyük çocuğunuzu da dâhil edebilirsiniz. Büyük çocuğunuza yeni sorumluluklar verebilir, bebek bakımınıza (yaşına uygun görevler vererek) onu da katabilirsiniz.
  • Ev içi kurallarınızı yeniden düzenleyebilirsiniz. Ortak yaşam alanlarınızı ve çocuklarınızın alanlarını, sınırlarını, oyuncak paylaşımlarını düzene sokabilirsiniz.
  • Çatışma durumunda iki tarafı da dinleyin. Böylece her bir çocuğunuz da ‘dinlendiğini ve anlaşılmak istendiğini’ hissedecektir. Bir ‘tartışma masası’ yapabilir ve etrafında toplanarak sakince konuşmalarını teşvik edebilirsiniz.
  • Çocuklarınızın kardeşlerine karşı kendilerini ve duygularını sözel olarak ifade etmeleri için olanak sağlayabilirsiniz.
  • Çocuklarınızı etiketlemelerden kaçının. Bu kardeşler arasında doğası gereği var olan rekabeti kızıştırabilir ve bunun negatif bir yöne kaymasını sağlayabilir.
  • Hakem olmayın. Tartışmanın en hararetli yerinde tartışmaya dahil olup bir tarafı farkında olmadan haklı çıkarmanız negatif etkiler yaratacaktır. Bunun yerine ‘’ evinizde kavga dövüşün olmayacağını, ve her bir davranışın da bir sonucu olacağını’’ söyleyebilir, ve çocuklarınızın öfkeleri geçene kadar birbirlerinden uzaklaşmasını sağlayabilirsiniz.

 

Çocuklar problemler karşısında çözüm olarak ebeveynlerinin çözümlerini rol model almaya ve edinmeye meyillidirler. Dolayısıyla, bu pratik adımların istikrarlı ve düzenli atılması, uzun vadede çocuklarınızı da kendi problemlerini kendileri çözmeleri konusunda teşvik edecek ve sağlıklı baş etme yöntemini edinmesini sağlayacaktır.

 

İdeal olarak; aile herkesin koşulsuz sevildiği ve herkesin eşit olduğu güvenli ortamdır. Çocuğunuz kıskançlık hissedebilir, fakat kıskançlık duygusu insana özgüdür ve bakış açısının bir sonucudur. Bu gibi durumlarda çocuklarınıza onları eşit derecede sevdiğinizi, onlara kızmanın ya da yaptıkları davranışların sorumluluklarını vermenin onları sevmenizden bir şey alıp götürmediğini, aile içinde alanları ve sınırları belirlemenin ailedeki kaosun yaşanmasının önlenmesi için önemli olduğunu açıklayabilirsiniz…

 

KARDEŞ ZORBALIĞI

 

Kardeş kıskançlığını ve kardeş rekabetini; zorba ve kurban olmak üzere iki taraf yaratan ‘kardeş zorbalığı’ dinamiği ile karıştırmamak gerekiyor. Bu dinamikte kardeşlerden biri (genellikle yaşça küçük, fiziksel olarak daha güçsüz olan ya da mizaç olarak dominant olmayan) ‘kurban’ olurken diğeri de (genellikle yaşça büyük ya da fiziki olarak daha güçlü) ‘zorba’ rolüne bürünüyor, bu dinamik istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Bu dinamikte aktif agresyon/öfke gösteren kardeş (fiziksel ya da sözel) hıncını pasif öfke gösteren kardeşten alabiliyor, ve pasif öfke gösteren kardeş de direkt olarak gösteremediği öfkesini yönlendirerek isimler takarak, ya da kardeşinin yaptığı yanlışları aileye haber vererek ‘favori çocuğu’ oynayabiliyor. Bu durumun altında yatan genellikle ‘benlik kavramıyla ilgili şüpheler’ ve ‘düşünce sisteminde ciddi hatalar ve şemalar’ yatıyor. Örneğin; kendini daha iyi hissetmek için başkalarını incitmeyi savunulabilir bir durum gibi algılıyor (yaptım çünkü anne/babam onu daha çok seviyor). Böyle bir durumda bütün çocuklarınızı yaşanan olaydan dolayı sorumlu tutmalı ve eşit davranmalı, aynı zamanda ‘zorba’ rolündeki çocuğunuza da göstermiş olduğu istikrarlı öfkeden ötürü müdahale etmelisiniz.

 

Eğer yaşanan durum ‘kardeş kıskançlığı’ndan öte sürekli ve istikrarlı aynı roller (kurban-zorba) çerçevesinde yaşanan ‘kardeş zorbalığı’ ise bir uzmandan destek alınması en sağlıklı adım olacaktır.

 

Uzman Psikolog Gizem Çeviker

 

(Kaynak: www.medicaldaily.com/sibling-rivalry-or-cooperation-lifelong-effects-having-share-parents-307673,  Felson, Richard B. “Aggression and Violence Between Siblings” (1983) Social Psychology Quarterly. V 46 (4), 271-285, www.cam.ac.uk/research/news/sibling-rivalry-and-brotherly-love, görsel www.cartoonstock.com’dan alınmıştır.)

Eskişehir Web Tasarım